
Lightroom Fotoğraf Düzenleyici
tarafından Adobe
4,5
- Güvenlik
- 100% Safe
- Kategori
- Fotoğrafçılık
- Puanlar
- 4,5
- Fiyat
- Free
- İndir
- 100.00M
Bu uygulama güvenli, güvenilir ve ücretsiz yüklenebilir; herhangi bir risk veya kötü amaçlı yazılım olmadan hızlı indirmeler sunar.
Ekran Görüntüleri








Analiz eden: Getfullapps
Fotoğraf düzenleme uygulamaları ilk açıldığında çoğu etkileyici görünür; asıl mesele ise birkaç gün sonra hâlâ işe yarayıp yaramadıklarıdır. Benim Lightroom Fotoğraf Düzenleyici ile deneyimimde en güçlü tarafı, tek seferlik filtre denemelerinden çok fotoğraflara düzenli bir görünüm kazandırmaya odaklanması oldu. Adobe tarafından geliştirilen bu fotoğrafçılık uygulaması ücretsiz indirilebiliyor ve PEGI 3 yaş derecelendirmesiyle sunuluyor. Uygulama mağazasında 4,5 ortalamaya ulaşması ve 100 milyondan fazla kuruluma sahip olması da geniş bir kullanıcı kitlesine ulaştığını gösteriyor.
İlk izlenimim, bunun yalnızca “fotoğrafa bir efekt ekle ve paylaş” tarzında çalışan basit bir araç olmadığı yönündeydi. Arayüzü ilk bakışta yeni başlayanları tamamen dışarıda bırakmıyor, fakat seçenekler arttıkça uygulamanın mantığını öğrenmek gerekiyor. Kısa sürede daha iyi görünen fotoğraflar elde etmek mümkün; uzun vadede fayda görmek içinse düzenleme alışkanlığını oturtmak şart.
İlk haftada neden ilgi çekiyor?
İlk hafta içinde en çok hoşuma giden şey, aynı fotoğraf üzerinde küçük değişikliklerin bile belirgin sonuç vermesi oldu. Parlaklık, kontrast, renk ve ışık dengesiyle oynarken görüntüyü tamamen bozmak zorunda kalmadan daha temiz bir sonuç elde edebiliyorsunuz. Özellikle telefon kamerasının gölgeleri fazla karanlık bıraktığı veya gökyüzünü gereğinden fazla parlattığı karelerde kontrollü dokunuşlar işe yarıyor.
Yeni başlayan biri için en iyi yaklaşım, bütün ayarları aynı anda değiştirmek yerine önce fotoğrafın sorununu tanımlamak. Görüntü soluksa renkleri artırmak her zaman doğru çözüm değil; bazen kontrastı hafifçe düzenlemek daha doğal bir sonuç veriyor. Portrelerde de cilt tonunu aşırı pürüzsüzleştirmek yerine ışık ve gölgeyi dengelemek, fotoğrafın gerçekliğini koruyor.
Uygulamanın dikkat çeken taraflarından biri, düzenleme sürecinin videosunu alıp paylaşmaya yarayan “Düzenleme Tekrarı” yaklaşımı. Bu özellik, yalnızca son görüntüyü göstermek yerine fotoğrafın nasıl değiştiğini anlatmanıza yardımcı oluyor. Ben bunu özellikle bir arkadaşına düzenleme mantığını açıklamak isteyenler veya sosyal medyada önce-sonra tarzı içerik hazırlayanlar için kullanışlı buluyorum. Sonuçtan çok süreci göstermek, yapılan değişiklikleri daha anlaşılır kılıyor.
İlk haftada uygulamayı öğrenmenin pratik yolu, aynı fotoğrafı farklı amaçlarla düzenlemek. Bir kopyayı doğal bırakıp diğerinde daha güçlü renkler denediğinizde hangi ayarın görüntüyü gerçekten iyileştirdiğini daha kolay fark ediyorsunuz. Bu küçük karşılaştırma alışkanlığı, hazır görünümlere tamamen bağımlı kalmanızı önlüyor.
Hazır ayar mantığı hızlı sonuç almak isteyenlere zaman kazandırıyor, ancak ben bunları son durak olarak görmüyorum. Aynı görünüm farklı ışık koşullarında çekilmiş fotoğraflarda aynı sonucu vermeyebilir. Güneşli bir dış mekân karesinde iyi duran renk yoğunluğu, iç mekânda çekilmiş bir fotoğrafı yapay gösterebilir. Bu yüzden hazır görünümü uyguladıktan sonra parlaklık ve renk sıcaklığını ayrıca kontrol etmek gerekiyor.
Sırada Keşfedilecek Makaleler

Benim Konuşan Angela'm: Kişisel Bakımdan Oyuncu Topluluğuna

8 Ball Pool’da Hata Anında Masa Ne Kadar Dayanıklı?

Google Meet, Mobil Görüşmeleri Android ve iOS’a Göre Şekillendiriyor

Google Play Store: Android’in Dağıtım Kapısını Kim Denetliyor?

iTunes’tan YouTube’a: Video Uygulamaları Oynatmanın Ötesine Nasıl Geçti?

Fortnite Mobil Aksiyonda Nişan Kadar Karar Vermeyi de Ödüllendiriyor
Günlük kullanımda işe yarayan küçük iş akışı
Örneğin bir hafta sonu gezisinden sonra telefonumda çok sayıda fotoğraf olduğunu düşünelim. Önce gerçekten saklamak istediğim kareleri ayırırım. Sonra benzer ışıkta çekilen fotoğraflardan birini örnek seçip temel düzenlemeyi yaparım. Aynı yaklaşımı diğer karelere uygularken her fotoğrafı baştan sona farklı biçimde düzenlemek yerine yalnızca gerekli noktaları düzeltirim. Bu yöntem, özellikle çok sayıda fotoğrafla çalışırken zamandan tasarruf sağlıyor.
Buradaki önemli ayrıntı, fotoğraf seçimini düzenlemenin kendisi kadar ciddiye almak. Uygulama iyi bir kareyi daha etkileyici hâle getirebilir, fakat bulanık veya kötü kadrajlanmış bir fotoğrafı mucizevi biçimde kurtaramaz. Benim tavsiyem, düzenlemeye başlamadan önce benzer fotoğrafları azaltmak ve en güçlü kareyi seçmek. Böylece uygulama, gereksiz dosya üzerinde vakit harcadığınız bir araç olmaktan çıkıyor.
Lightroom Fotoğraf Düzenleyici, fotoğrafçılığa yeni başlayanlara da deneyimli kullanıcılara da hitap edebiliyor; fakat iki grup uygulamadan farklı şeyler beklemeli. Yeni başlayanlar için avantaj, temel ayarları tek yerde görerek görsel sonuçları hızlıca değerlendirebilmek. Daha deneyimli kullanıcılar için değer ise aynı estetik çizgiyi farklı fotoğraflarda koruyabilmek. Buna karşılık yalnızca tek dokunuşla eğlenceli çıkartmalar, kolajlar veya yoğun sosyal medya efektleri arayan biri daha basit bir uygulamada daha rahat edebilir.
Bir ay sonra değer üretmeye devam ediyor mu?
Bir uygulamanın kalıcı olup olmadığını anlamak için onu her gün açmak gerekmiyor. Benim ölçümüm, ihtiyaç çıktığında güvenilir biçimde işe yarayıp yaramadığı. Bu açıdan Lightroom’un uzun vadeli değeri, fotoğrafları tek tek güzelleştirmekten çok kişisel bir düzenleme alışkanlığı oluşturmasında yatıyor. Gezi fotoğrafları, aile anları, yemek çekimleri veya küçük ürün görselleri için benzer bir yaklaşım geliştirebiliyorsunuz.
Aylar içinde en faydalı hâle gelen alışkanlık, her fotoğrafta aynı yoğunlukta düzenleme yapmamak. Bazı karelerde yalnızca kırpma ve ışık düzeltmesi yeterli oluyor. Bazılarında renk sıcaklığı, gölge ve kontrast üzerinde daha dikkatli çalışmak gerekiyor. Her görüntüyü aynı filtreyle işlemek yerine fotoğrafın amacına göre karar vermek, sonuçları daha doğal tutuyor.
Uygulamanın düzenleme sürecini kaydetmeye yönelik özelliği de zamanla farklı bir değer kazanıyor. İlk kullanımda bu özellik daha çok eğlenceli bir paylaşım aracı gibi görünebilir. Bir süre sonra ise kendi çalışma biçiminizi gözden geçirmenizi sağlıyor. Bir fotoğrafı gereğinden fazla mı değiştirdim, hangi aşamada görüntü yapaylaştı, hangi ayar gerçekten fark yarattı gibi soruların cevabını daha net görebiliyorsunuz.
Benim için uzun vadeli kullanımın en güçlü nedeni, düzenleme kararlarını rastgele vermek yerine tekrar edilebilir bir sürece dönüştürmesi. Örneğin sosyal medya için benzer ışıkta çektiğim fotoğraflarda aynı genel renk hissini korumak istiyorsam, önceki düzenlemelerden öğrendiğim yaklaşımı yeni karelere taşıyabiliyorum. Bu, fotoğrafların tek tek güzel görünmesinden daha önemli olabilir; özellikle bir albüm veya düzenli paylaşım akışı hazırlayanlar bunu fark eder.
Ücretsiz olması başlangıç için önemli bir avantaj. Uygulamayı denemek için doğrudan ödeme yapmak gerekmiyor. Bununla birlikte uygulama içi satın alımlar öğe başına ₺13,99 ile ₺26.529,99 arasında listeleniyor. Bu geniş aralık, hangi özellik veya içeriğin ücretli olduğuna dikkat etmeden ilerlememeniz gerektiğini gösteriyor. Ben olsam önce ücretsiz kullanımda gerçekten hangi araçlara ihtiyaç duyduğumu belirler, sonra ödeme kararını verirdim.
Bu nokta, uygulamanın uzun vadeli değer değerlendirmesinde önemli. Düzenlemeyi hobi olarak sürdüren biri için ücretsiz bölüm yeterli olabilir; profesyonel iş akışına yaklaşan kullanıcı ise ek seçeneklere ihtiyaç duyabilir. Fakat ödeme yapmak, otomatik olarak daha iyi fotoğraf anlamına gelmez. İyi sonuç hâlâ ışığı okumaya, doğru fotoğrafı seçmeye ve ayarları ölçülü kullanmaya bağlı.
Telefon, tablet ve bilgisayar alışkanlığı
Telefon üzerinde hızlı düzenleme yapmak oldukça pratik, fakat küçük ekranın bir sınırı var. Renk ve gölge gibi ince kararlar verirken görüntüyü olduğundan iyi veya kötü değerlendirme riski bulunuyor. Ben önemli bir fotoğrafı paylaşmadan önce ekran parlaklığını sabitleyip görüntüyü farklı ışıkta tekrar kontrol etmeyi tercih ederim. Bu, uygulamanın hatası değil; mobil düzenlemenin genel sınırı.
Android tarafında uygulamanın minimum işletim sistemi gereksinimi 8.0. Güncel bir cihazda akıcı bir deneyim beklenebilir, ancak eski veya depolama alanı sınırlı telefonlarda çok sayıda yüksek çözünürlüklü fotoğrafla çalışmak daha yorucu olabilir. Bu nedenle uygulamayı kurmadan önce değil, kullanmaya başladıktan sonra da cihazdaki boş alanı ve fotoğraf arşivinin düzenini takip etmek mantıklı.
Mevcut sürüm 11.5.31 olarak sunuluyor. Sürüm numarasını bilmek, özellikle uygulama davranışında bir değişiklik fark ettiğinizde hangi sürümü kullandığınızı anlamanıza yardımcı olur. Ben teknik bir sorun yaşadığımda önce uygulamanın güncel olup olmadığını, ardından sorunun tek bir fotoğrafa mı yoksa genel iş akışına mı bağlı olduğunu kontrol ederim. Böylece yanlışlıkla bütün düzenleme yöntemini değiştirmem.
Uzun süre kullanırken oluşan bakım yükü
Lightroom’un en belirgin bakım yükü, uygulamanın kendisinden çok fotoğraf arşivini düzenli tutma gereği. Çok sayıda fotoğrafı içeri aktarıp hiçbir seçim yapmazsanız, bir süre sonra iyi kareleri bulmak zorlaşır. Benim önerim, her düzenleme oturumunun sonunda yalnızca gerçekten saklamak istediğiniz görüntüleri ayırmanız ve benzer kareleri azaltmanız. Bu basit adım, sonraki kullanımda uygulamayı daha hızlı ve daha anlamlı hâle getiriyor.
Bir başka bakım konusu da düzenleme standardı. Bir fotoğrafta renkleri çok güçlü, diğerinde çok soğuk kullanırsanız aynı albüm içinde bütünlük kaybolabilir. Bunun önüne geçmek için kendinize birkaç basit kural koyabilirsiniz: cilt tonlarını doğal tutmak, gölgeleri tamamen kapatmamak, gökyüzünü aşırı doygunlaştırmamak ve her fotoğrafta aynı kontrastı zorlamamak. Uygulama bu kararları sizin yerinize vermez; fakat kararları uygulamak için düzenli bir alan sunar.
Ben özellikle önemli fotoğraflarda son hâli hemen kabul etmek yerine kısa bir ara vermeyi faydalı buluyorum. İlk bakışta etkileyici gelen yoğun renkler, birkaç dakika sonra fazla abartılı görünebilir. Fotoğrafı yeniden açtığınızda hâlâ doğal ve amacına uygun görünüyorsa düzenleme genellikle daha sağlamdır. Bu, uygulamanın sunduğu araçlardan bağımsız olarak fotoğraf düzenlemede en işe yarayan alışkanlıklardan biri.
Bakım yükünü artıran bir diğer konu, her fotoğrafı kurtarmaya çalışma eğilimi. Lightroom güçlü düzenleme seçenekleri sunsa da kötü kompozisyonu tamamen değiştiremez. Ben başarısız bir kareyi uzun süre zorlamak yerine daha iyi çekilmiş benzer bir görüntüye geçmeyi tercih ederim. Bu yaklaşım hem zamanı koruyor hem de uygulamanın gerçekten başarılı olabileceği fotoğraflara odaklanmayı sağlıyor.
Yorulmaya neden olabilecek noktalar
İlk heyecan azaldığında en büyük yorgunluk, seçeneklerin karar vermeyi zorlaştırması olabilir. Yeni başlayan bir kullanıcı için çok sayıda ayarı denemek eğlenceli başlar, fakat her fotoğrafta aynı süreci tekrarlamak sıkıcı hâle gelebilir. Bu nedenle ben her oturumda tek bir hedef belirlemeyi öneririm: yalnızca ışığı düzeltmek, yalnızca renkleri dengelemek veya yalnızca kadrajı toparlamak gibi.
Hazır görünümlere aşırı güvenmek de uzun vadede yorucu bir döngü yaratabilir. İlk sonuç hızlı gelir, fakat farklı fotoğraflarda tutarsızlık oluştuğunda yeniden düzeltme yapmak gerekir. Hazır görünümü başlangıç noktası olarak kullanıp sonrasında birkaç temel ayarı elle düzeltmek daha fazla kontrol sağlıyor. Bu yaklaşım biraz daha fazla dikkat istese de sonradan yapılan düzeltme sayısını azaltıyor.
Ücretli seçenekler de bazı kullanıcılar için zihinsel bir yük oluşturabilir. Ücretsiz bir uygulama olarak başlamak kolay olsa da uygulama içi satın alım aralığının geniş olması, ödeme ekranlarında neye gerçekten ihtiyaç duyduğunuzu düşünmenizi gerektiriyor. Benim görüşüm, düzenli olarak fotoğraf düzenlemeyen birinin sırf daha fazla seçenek var diye ödeme yapmaması gerektiği yönünde. Uygulamayı ayda birkaç kez kullanan biri için temel iş akışı çoğu zaman daha önemli.
Bir diğer sınırlama, bu uygulamanın her tür görsel düzenleme için ideal olmaması. Fotoğrafa metin eklemek, eğlenceli çıkartmalarla hikâye hazırlamak, hızlı kolaj yapmak veya tamamen grafik tasarım odaklı çalışmak istiyorsanız farklı bir araç daha uygun olabilir. Lightroom’un güçlü olduğu yer, fotoğrafın ışık, renk ve genel görünümünü dikkatli biçimde geliştirmek. Bu sınırı bilerek kullanıldığında uygulama daha az hayal kırıklığı yaratıyor.
Benzer şekilde, fotoğrafı yalnızca tek dokunuşla paylaşılabilir hâle getirmek isteyenler daha basit alternatiflerde daha hızlı sonuç alabilir. Lightroom’un avantajı, sonucun neden değiştiğini anlamanıza izin vermesi. Dezavantajı ise bu kontrolün belli bir öğrenme isteği gerektirmesi. Kullanıcıya göre değişen temel tercih burada: hız mı, yoksa daha tutarlı ve kişisel sonuç mu?
Kimler için kalıcı bir araç olabilir?
Ben bu uygulamayı, telefonuyla sık fotoğraf çeken ama düzenlemeyi tamamen otomatikleştirmek istemeyen kişilere öneririm. Gezi fotoğraflarını daha tutarlı göstermek, aile albümündeki kareleri toparlamak, ürün fotoğraflarını daha temiz sunmak veya sosyal medya paylaşımlarında benzer bir görsel dil oluşturmak isteyenler zamanla karşılığını alabilir.
Fotoğrafçılığın temelini öğrenmek isteyen biri için de iyi bir çalışma alanı sunuyor. Bir ayarı değiştirip görüntünün nasıl tepki verdiğini görmek, ışık ve renk ilişkisini teorik anlatımdan daha anlaşılır hâle getirebilir. Ancak sabırsızsanız ve her karede anında kusursuz sonuç bekliyorsanız uygulama sizi yorabilir. Burada küçük denemeler yapmaya ve bazı fotoğrafların düzenlemeye değmediğini kabul etmeye hazır olmak gerekiyor.
Profesyonel kullanım açısından değerlendirdiğimde, uygulamanın değeri iş akışınıza bağlı. Telefonda hızlı seçim ve düzenleme yapmak için pratik olabilir; fakat büyük ekran, ayrıntılı renk kontrolü veya daha kapsamlı üretim süreci isteyen biri masaüstü odaklı bir seçeneği tercih edebilir. Lightroom’un mobil yapısı onu erişilebilir kılıyor, ama bu erişilebilirlik her profesyonel ihtiyacı karşılayacağı anlamına gelmiyor.
Çocuklar için PEGI 3 derecelendirmesine sahip olması, yaş açısından geniş bir kitleye uygun olduğunu gösteriyor. Yine de küçük yaştaki kullanıcılar için uygulama içi satın alımlar konusunda yetişkin gözetimi mantıklı olur. Ücretsiz indirme ile uygulama içindeki ücretli seçenekleri birbirinden ayırmak, aile içinde yanlış anlaşılmaları önler.
Son kararım: alışkanlığa dönüşürse değerli
Lightroom Fotoğraf Düzenleyici, ilk hafta merak uyandıran ama değerini aylar içinde düzenli kullanımda gösteren bir uygulama. Benim gözümde başarısı, çok sayıda araca sahip olmasından çok fotoğraf düzenlemeyi daha bilinçli bir sürece dönüştürmesinde yatıyor. Düzenleme tekrarını paylaşma fikri de uygulamayı yalnızca sonuç odaklı olmaktan çıkarıp süreci görünür kılıyor.
Adobe imzalı uygulamanın mağaza sayfasında 3,7 milyon civarında değerlendirme ve 3,1 bin civarında yazılı inceleme bulunması, kullanıcı ilgisinin yüksek olduğunu gösteriyor. Ben bu ilgiyi anlaşılır buluyorum; çünkü ücretsiz başlayabilmek, mobilde çalışmak ve hem temel hem de daha kontrollü düzenlemeye izin vermek güçlü bir birleşim oluşturuyor.
Yine de uygulamanın kalıcı bir yer edinmesi otomatik değil. Arşivinizi düzenlemez, her fotoğrafa aynı görünümü uygular ve seçenekler arasında amaçsızca dolaşırsanız bir süre sonra yorulabilirsiniz. Buna karşılık fotoğraf seçimini ciddiye alır, düzenlemeyi küçük adımlara böler ve kendi görsel tarzınızı geliştirmeye çalışırsanız uygulama uzun süre kullanılabilecek bir yardımcıya dönüşüyor.
Benim son tavsiyem şu: yalnızca hızlı filtre arıyorsanız daha basit bir uygulama seçin; fotoğraflarınız üzerinde neden-sonuç ilişkisi kurmak ve zaman içinde daha tutarlı sonuçlar almak istiyorsanız Lightroom’u deneyin. Ücretsiz başlaması, karar vermeyi kolaylaştırıyor. Fakat gerçek değerini, bir fotoğrafı bir kez güzelleştirdiğinizde değil, sonraki fotoğraflarda aynı özeni sürdürebildiğinizde gösteriyor.
Artıları
- RAW dosyaları ve profesyonel renk düzenleme araçları sunar.
- Düzenlemeleri kopyalayıp birden fazla fotoğrafa uygulamak kolaydır.
- Bulut senkronizasyonu sayesinde projelere farklı cihazlardan erişilir.
- Hazır profiller ve ön ayarlar hızlı sonuç almak isteyenlere yardımcı olur.
- Fotoğraf organizasyonu için albüm, puanlama ve arama seçenekleri bulunur.
Eksileri
- Gelişmiş özelliklerin çoğu ücretli abonelik gerektirir.
- Bulut depolama alanı sınırlı olduğundan büyük arşivler ek maliyet yaratabilir.
- Bazı araçlar eski veya düşük donanımlı cihazlarda yavaş çalışabilir.
- İlk kez kullananlar için arayüz ve ayar seçenekleri karmaşık gelebilir.
- Çevrimdışı çalışırken bazı senkronizasyon ve düzenleme özellikleri kullanılamaz.
Lightroom Fotoğraf Düzenleyici hakkında sıkça sorulan sorular
Lightroom Fotoğraf Düzenleyici ücretsiz mi?
Lightroom Fotoğraf Düzenleyici temel fotoğraf düzenleme araçlarını ücretsiz olarak sunar. Pozlama, kontrast, renk, kırpma ve bazı hazır ayarlar gibi işlevler ücretsiz sürümde kullanılabilir. Ancak gelişmiş maskeleme, seçici düzenleme, bazı premium hazır ayarlar, bulut depolama ve cihazlar arası senkronizasyon gibi özellikler abonelik gerektirebilir. İndirmeden önce uygulama mağazasındaki güncel abonelik koşullarını kontrol etmeniz önerilir.
Lightroom Fotoğraf Düzenleyici yeni başlayanlar için kullanışlı mı?
Uygulama hem yeni başlayanlara hem de fotoğraf düzenleme konusunda deneyimli kullanıcılara hitap eder. Otomatik iyileştirme ve hazır ayarlar sayesinde birkaç dokunuşla etkileyici sonuçlar alınabilir. Bunun yanında ışık, renk, ayrıntı ve perspektif gibi ayarlar üzerinde ayrıntılı kontrol de sunulur. İlk kullanımda arayüz biraz kapsamlı görünse de kısa bir denemeden sonra araçların yerleri kolayca öğrenilir.
Lightroom ile RAW fotoğraflar düzenlenebilir mi?
Lightroom, desteklenen cihaz ve dosya türlerinde RAW fotoğrafları içe aktarma ve düzenleme imkânı sunar. RAW formatı, özellikle pozlama, gölgeler, parlak alanlar ve renk sıcaklığı üzerinde daha geniş bir çalışma alanı sağlar. Bununla birlikte tüm telefonlar ve kameralar aynı RAW formatlarını desteklemeyebilir. Bu nedenle cihazınızın ve kullandığınız dosya türünün uyumluluğunu önceden kontrol etmelisiniz.
Lightroom Fotoğraf Düzenleyici internetsiz çalışır mı?
Uygulamanın birçok temel düzenleme aracı, fotoğraflar cihazda kayıtlı olduğu sürece internet bağlantısı olmadan kullanılabilir. Ancak bulut senkronizasyonu, çevrim içi yedekleme, bazı içeriklerin indirilmesi ve hesapla ilişkili premium özellikler için internet bağlantısı gerekebilir. Düzenlediğiniz fotoğrafların başka cihazlarda görünmesi veya buluta yüklenmesi için de bağlantının yeniden kurulması gerekir.
Lightroom Fotoğraf Düzenleyici telefonda fazla depolama alanı kullanır mı?
Uygulamanın kapladığı alan, kurulum boyutunun yanı sıra içe aktardığınız fotoğraflara, oluşturduğunuz önizlemelere ve etkinleştirdiğiniz bulut senkronizasyonuna bağlı olarak artabilir. Çok sayıda yüksek çözünürlüklü veya RAW dosyası saklamak depolama kullanımını belirgin biçimde yükseltebilir. Telefonunuzda yeterli boş alan bulundurmanız ve gereksiz önizleme ya da fotoğrafları düzenli olarak temizlemeniz faydalı olur.
Lightroom Fotoğraf Düzenleyici Hakkında Kendi Dilinizde Okuyun
Lightroom Fotoğraf Düzenleyici
Bu site, üçüncü taraf uygulamalar hakkında bağımsız bilgiler sunar ve burada yer verilen hiçbir uygulamayla bağlantılı değildir; bu uygulamaların sahibi, geliştiricisi veya dağıtıcısı da değildir. Uygulama adları, logoları ve ticari markaları ilgili sahiplerine aittir. Geliştirici bilgileri referans amacıyla sunulmuştur; lütfen geliştiriciyle doğrudan LrAndroid-Feedback@adobe.com üzerinden iletişime geçin, https://www.adobe.com/products/photoshop-lightroom.html adresini ziyaret edin veya http://www.adobe.com/go/privacy_policy sayfasını inceleyin.













